30.11.1980 tarihinde Edirne’de doğmuştur. Yugoslav kökenli bir ailenin 2. çocugu olan Cem Adrian müzik çalışmalarına ortaokul yıllarında başlamış ve ilk kayıtlarını yine o tarihlerde yapmıştır.
18 yaşında başladığı radyoculuk hayatına 6 yıl devam etmiş, bu süre içinde tiyatro ve fotografçılık eğitimi almış, çalıştığı radyonun kayıt stüdyosunda kendine ait yaklaşık 250 şarkı kaydetmiştir.
2003 yılında İstanbul’da Serkan ve Efkan Erdal’la kurdukları Mystika isimli etnik müzik grubunda solist ve dansçı olarak çeşitli mekanlarda sahne almıştır.
2004 sonbaharında Fazıl Say’ın davetiyle Bilkent üniversitesi sahne sanatları fakültesinde özel öğrenci statüsünde eğitime başlamış, 2005 şubat ayında “Ben bu şarkıyı sana yazdım” isimli ilk albümünü yayınlamıştır. Albüm sanatçının 1997 ve 2003 yılı arasında Edirnede kaydettigi amatör demoların ve 2004 ekim ayında Fazıl Say’la verdiği ilk akademik konserinden kayıtların bir derlemesidir. “Demo albüm” niteliğindeki bu çalışma müzik sektöründe 16000′lik bir satış başarısı göstermiş, alternatif müzik kategorisinde olmasına ragmen pop müzik listelerinde üst sıralarda yer almıştır.
2005 yılında Babylon konserler dizisi başta olmak üzere Türkiye’de verdiği konserlerini, 2005 eylül ayında Hamburg müzik sezonunun açılışında Fazıl Say, Bremen jazz festivalinde Burhan Öcal ve Fazıl Say’la sürdürmüştür.
2006 yılı ocak ayında prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği ve 2006 sonbahar aylarında yayınlanacak olan 2. albümü ve kitabı “Aşk bu gece şehri terk etti” nin çalışmalarına başlamıştır.
Albümleri
-Ben Bu Şarkıyı Sana Yazdım (2005)
-Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti (2006)

Cem Adrian 30.11.1980 tarihinde Edirne’de doğmuştur.
Yugoslav kökenli bir ailenin 2. çocugu olan Cem Adrian müzik çalışmalarına ortaokul yıllarında başlamış ve ilk kayıtlarını yine o tarihlerde yapmıştır.
18 yaşında başladığı radyoculuk hayatına 6 yıl devam etmiş, bu süre içinde tiyatro ve fotografçılık eğitimi almış, çalıştığı radyonun kayıt stüdyosunda kendine ait yaklaşık 250 şarkı kaydetmiştir.
Ses telleri normal bir insanın 3 katı uzunluğundadır.
2003 yılında İstanbul’da Serkan ve Efkan Erdal’la kurdukları Mystica isimli etnik müzik grubunda solist ve dansçı olarak çeşitli mekanlarda sahne almıştır.
2004 sonbaharında Fazıl Say’ın davetiyle Bilkent üniversitesi sahne sanatları fakültesinde özel öğrenci statüsünde eğitime başlamış, 2005 şubat ayında “Ben bu şarkıyı sana yazdım” isimli ilk albümünü yayınlamıştır. Albüm sanatçının 1997 ve 2003 yılı arasında Edirnede kaydettigi amatör demoların ve 2004 ekim ayında Fazıl Say’la verdiği ilk akademik konserinden kayıtların bir derlemesidir.
“Demo albüm” niteliğindeki bu çalışma müzik sektöründe 16.000′lik bir satış başarısı göstermiş, alternatif müzik kategorisinde olmasına ragmen pop müzik listelerinde üst sıralarda yer almıştır.
2005 yılında Babylon konserler dizisi başta olmak üzere Türkiye’de verdiği konserlerini, 2005 eylül ayında Hamburg müzik sezonunun açılışında Fazıl Say, Bremen jazz festivalinde Burhan Öcal ve Fazıl Say’la sürdürmüştür.
Ünlü müzisyen Fazıl Say, Cem Adrian’ı şu sözlerle anlatıyor:
‘Anlatması zor! En peslerden koloratur ötesi en tizlere yayılan, dile kolay, 4.5 oktavlık bir sese sahip. Sahip, evet! İç-sesi olarak da sahip: duygusuyla, hakimiyeti ve güzelliğiyle… Bütün bu renk ve ahenk paletine yön veren ‘Cem-erkek-sesi’, ‘Cem-kadın-sesi’, ‘Cem-çocuk-sesi’, sesleri, ses renkleri ve iç-sesleri… ‘Hassas’ diyor doktorlar; ses telleri normal insanin 3 katı uzunluğunda…’
2006 yılı ocak ayında kayıtlarına başlanan ve 2006 Aralık ayında yayınlanan olan prodüktörlüğünü kendisinin üstlendiği İkinci albümü “Aşk Bu Gece Şehri Terk Etti” piyasa çıkartılmıştır. Denizhan, Umay Umay ve Suicide albüme düet olarak katılıp katkıda bulunmuşlardır.
2006 yılı sonunda Balans Albüm performansı ve Hayal Kahvesi konserler dizisi başta olmak üzere Tüm Türkiye’de verdiği konserlerini, 2007 yılı Haziran ayı sonunda kayıtlarına başladığı Üçüncü albüm projesine kadar devam ettirmiştir. Bu süre zarfında birçok konser vererek tüm dinleyenlerine ulaşmaya çalışmıştır ve birçok canlı yayın ve programa katılmıştır.
2007 yılı ortalarında, Üçüncü albümü “Emir” in çalışmalarına başlamış ve devam etmiştir. Albümün vokal kayıtları bitmiş ve diğer çalışmaları devam etmektedir. Kesinleşen düetler arasında, Hayko Cepkin ve Pamela bulunmaktadır. Son albümünde elektronik altyapılar ile sert bir albüm çıkarmayı planlıyordu.
2007 yılı sonunda kayıtlarına başladığı ‘ Essentials / Seçkiler - 1 ‘ albümünün altyapı kayıtlarını bitirmiş ve vokal kayıtlarını da tamamlamıştır. Albüm; sadece piyano kullanılarak tamamlanmıştır. Piyano’da Cem Adrian’a Sezgin Alkan eşlik etmiştir.
2008 yılı Haziran ayında, üçüncü profesyonel çalışması, ‘ Essentials / Seçkiler ‘ Etnik albümü piyasaya çıkmıştır.
2008 yılı kışında da üçüncü albümü, dördüncü profesyonel çalışması ‘ Emir ‘ adlı albümünü piyasaya sürdü.
ERROR: If you can see this, then Google Video is down or you don’t have Flash installed.
Bob Dylan (d. 1941 Minnesota). Bay Abraham ile Bayan Beattie’nin oğlu olarak dünyaya geldi. İlk ismiyle, Robert Allen Zimmerman. Rusya’dan göç eden Yahudi atalarının niçin bir Alman soyismi taşıdıkları hakkında bir fikir bulunmamaktadır.
Sonradan “Huzurevine oranla daha fazla kişinin öldüğü yer” olarak tanımlayacağı üniversiteden atıldığında, henüz 18 yaşında bir gençti. Yirmisinde ise dağınık ve kirli saçları, eski püskü giysileri, omzunda gitarı ile New York’ta, “Beatnic”lerin arasında bulunmuştur. Ona göre New York “Henüz çok fazla insanın gitmediği, gidenin de geri dönmediği” bir yer ve oraya gitmek, “Aya gitmek gibi bir şey”dir.
Müzik Hayatına Atılış
“The Freewheelin’ Bob Dylan” 1963’te piyasaya çıktığında, Dylan, bir ilah olma yoluna çıkmıştır. Albümün kapağında New York sokaklarında sevgilisi Suze Rotolo ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafı bulunmaktadır. “Blowin’ In The Wind”, herkesin diline düşmüştür.
Her seferinde farklı bir şeylerden bahseden Dylan; savaşların anlamsızlığından, Tanrı’dan, adaletsizlikten, seksten, aşktan, sevgiden bahsetmiştir. Her seferinde değişik kesimlerin tepkisini çekmiştir. Bir şeyler söylüyordu; fakat bir başka sefer aynı şeyleri tekrarlamıyordu. Çoğu kişiye göre o, sadece içinden geleni yapıyordu. Belki de, kitleler onu görmek istedikleri gibi görüyordu. Folk müziği seçmesinin nedeni de zaten, gitarı ve armonikasından başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayacak olmasıydı.
Joan Baez’in söylediğine göre, “gördükleri sadece kendisi için bir şey ifade ediyordu”. “Başkalarının ihtiyaçları için kafa yoran biri değildi.” Yine de Baez ona aşık oluyordu. Geceliği oniki dolarlık izbe bir otel odasında gazetecilere üstünde kocaman siyah ceketi, beyaz gömleği ve mor kol düğmeleri ile röportaj verirken, Baez’in gözünde “Gözleri Tanrı’nınki kadar yaşlı ve kendisi bir kış yaprağı kadar naif”ti.
Dylan, 1965’te İngiltere turnesi sırasında yanındaki “elit bohemlerle” birlikte Savoy Otel’de ikamet etmiştir. Ve Marianne Faithfull ona yakın olabilmek için otele gider, odada bir köşeye çekilir. Dylan’ın daktilosuna, “eninin ideal mısra ölçüsü olduğunu söylediği” kalın bir tuvalet kağıdı takılıdır. Faithfull onun dikkatini çekmediğini düşünürken, o, sürekli bir şeyler yazmıştır. Ne yazdığını sorduğunda, aldığı cevaba şaşıracaktır Faithfull. Dylan, onun hakkında bir şiir yazmaktydı.
Dylan’ın teklifi üzerine, yeni albümünü dinlerler bir gece otel odasında. Ona göre; “Onun özel dinleyicisi olmanın bir bedeli vardır, O gece Tanrılardan biri Olimpos’tan inmiş, ona kur yapmaktadır”.
Fakat Faithfull hamiledir ve bir hafta sonra evlenecektir. Faithfull’un o gece gerçeği söylediği için pişmanlık duymasının nedeni, onunla yatamamış olması değil, o tuvalet kağıtlarına kendisi için yazılanları hiçbir zaman öğrenemeyecek olmasıdır.
İngiltere turnesi Joan Baez’le ilişkilerinin de sonu olur. Forest Hill Konseri’ne kendisini davet ederek New York’tan Amerika’ya açılmasına yardımcı olan Joan Baez’i, İngiltere turnesinde sahneye davet etmemiştir.
1973’teki “Pat Garrett and Billy The Kid” albümüne kadar bir süre sessiz kalır. Bu yıl, “Knockin’ on Heaven’s Door” ile Bob Dylan olduğunu bir kez daha hatırlattığı yıldır. Üç yıl sonra gelen Desire albümündeki “One More Cup Of Coffee” ise bir başka klasik olacaktır.
Turnelerle, konser albümleriyle, filmlerle, toplama albümlerle bugüne gelinir. Çoğu kişiye göre; “Nashville Skyline’ın kapağındaki o hırpalanmamış çocuktan çok uzaktır”….
Aslı 26.10.1977 İstanbul doğumlu. İlköğrenimini Kartal Eczacıbaşı İlkokulunda tamamladıktan sonra ortaöğrenimi için Özel Ortadoğu Lisesi’ni tercih etti. Üniversite eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünde tamamladı.
Müziğe ortaokul yıllarında kurduğu grubuyla başladı. Adını Phoenix koydukları grupla lise yılları boyunca çeşitli konserler verdiler. Liseden sonra birkaç grup elemanı değişti ve grup Mary Jane, adını aldı. Birlikte barlarda cover müzik yapmaya başladılar. Önce Beyoğlu Gitar Bar daha sonra da üç yıl boyunca Kemancı’da sahne aldılar. Bu süre zarfında Mary Jane ile çeşitli organizasyonlara katılan Aslı önce kısa bir süre Haluk Levent’e daha sonra da 1.5 sene boyunca Teoman’a back vokal yaptı. Ayrıca yine aynı dönemde şan ve solfej dersleri aldı. Kargo grubundan arkadaşları olan Serkan Çeliköz ve Selim Öztürk’ün desteğiyle kendi albümünü çıkarmaya karar veren Aslı, Sony Müzik Türkiye ile anlaştı ve sonra da albüm çalışmalarına hız verdi. Sonraki bir yıl Serkan ve Selim ile beste çalışmalarına ağırlık verdiler. 3.5 aylık stüdyo çalışmasının ardından 2000 yılının Mayıs ayında ‘Neresindeyim’ isimli albümü dinleyicilerin beğenisine sundular. Bu albüme çektiği Ölüm Kapımı Çalmasa da, Keşf’i Alem ve Sessizce adlı 3 video klibi de insanlar tarafından çok beğenilen Aslı, uzun bir sessizlik döneminin ardından 2004 yılının ocak ayında ‘Su Gibi’ adlı ikinci albümünü çıkardı. Aslı, prodüktörlüğünü Serkan Çeliköz ve Ozan Öner’le beraber üstlendiği bu albümde aynı zamanda ilk albümde gitaristi olan Ali Karabekir ile de çalıştı. Sözlerin hepsinin ilk albümde olduğu gibi Aslı’ya ait olmasının dışında bestelerin çoğunun altında da yine Aslı’nın imzası var. Bu albümde bir de Hümeyra’ya ait Kördüğüm’ü yorumlayan Aslı, albüme adını veren ‘Su Gibi’nin ardından 2004 Mayıs ayında Kördüğüm’e klip çekti.
2007 Mart Ayında “Söylediğim Şarkılarda Saklı” adlı 3.albümünü müzikseverlerin beğenisine sunan Aslı bu albümde yine Serkan Çeliköz’le çalıştı. Bütün şarkıların düzenlemelerinde imzası olan Serkan Çeliköz aynı zamanda albümün prodüktörlüğünü de üstlendi. Albümün çıkış şarkısı ise “Dans Etmeye İhtiyacım Var” adlı parçadır.
Albümleri:
1. Neresindeyim - 2000
2. Su Gibi - 2004
3. Söylediğim Şarkılarda Saklı - 2007
Etiketler: asli
arkadaslar yeni cıkmıs bi sanatcı su anda biyografisini goruntulenmiyor daha sonra goruntulenecektir simdi klibi izleyip yorum yapmanızı rica edecem
Video: YILMAZ MENGÜŞ SEVEBİLİRSİN // pikniktube.com
Etiketler: mengus, sevebilirsin, yilmaz
Kuruluş Tarihi: 1991
Üyeleri: Brandon Boyd, Mike Einziger, Alex Katunich, Jose Pasillas, Chris Kilmore
Vokalist Brandon Boyd, davulcu Jose Pasillas ve gitarist Mike Einziger tarafından California’da kurulan Incubus’un geçmişi lise yıllarına dek uzanıyor. Zamanlarını sörf ve kaykay yaparak geçiren üçlü, birgün yerde buldukları 100$ ile Hollywood’daki Roxy kulübünde “Pay To Play” adındaki ilk performansını gerçekleştirdi ve bunun ertesinde birçok yerde ufak konserler vermeye başladı. 1993 senesinde menajer Mark Shoffner ve ufak bir kayıt stüdyosu sahibi Jim Wirt ile tanışan ekip, ikiliyle görüştükten sonra ilk albümleri için stüdyoya girdi.
1995 senesinde Jim Wirt prodüktörlüğünde “Fungus Amongus” adındaki ilk albümlerini kendi imkanlarıyla çıkartan Incubus, albüm içerisine 1993 ve 1995 seneleri arasında kaydedilen parçaları yerleştirdi. Albümde takma isimler kullanan ekip, aynı zamanda kadrolarına basçı Alex Katunich’i dahil etti. Aynı sene içerisinde David Koppell (DJ Lyfe)’i de kadrolarına dahil ederek müziklerine renk getiren grup, 1996 senesinde Immortal/Epic Records ile anlaşmaya vardı.
1996 senesini Amerika’daki birçok yerde konserlere çıkarak geçiren Incubus, 1997 senesinde “Enjoy Incubus” adlı EP’yi yayınladı. EP’de “Fungus Amongus”da yer alan dört parçaya yer veren grup, aynı zamanda EP’ye “Version” ve “Azwethinkweiz” adında iki tane de yeni parça ekledi. Bu EP sonrası yeniden konserlere yönelen ekip, Avrupa’ya geçerek buradaki ilk konserini Korn ile gerçekleştirdi.
1997 senesine gelindiğinde “S.C.I.E.N.C.E.” adlı 2. albümlerini piyasaya süren Incubus, bu albümde sound olarak fusion gibi deneysel tekniklerini kullandı. Grubun birçok fanınan göre “S.C.I.E.N.C.E.”, grubun orijinal soundunu barındırırken, grup elemanları yaptıkları açıklamalarda kayıt aşamasındayken oldukça rahat olduklarını ifade ettiler. Albüm, satışlarıyla gruba altın plak kazandırırken, Incubus albüm sonrası 311 grubu ile turneye çıktı.
1998 senesinde DJ Lyfe’ı müzikal ve kişisel farklılıklardan dolayı kadrosundan çıkartan Incubus, kadrosuna Chris Kilmore’u dahil etti. Kısa sürede gruba uyum sağlayan Kilmore, grupla birlikte aynı sene içerisinde “The Ozzfest” ve “The Warped Tour”da sahne aldı.
1999 senesinde yeni albüm kayıtları için prodüktör Jim Wirt ile stüdyoya giren Incubus, ilk kayıtların ardından soundu beğenmeyerek Jim Wirt ile yollarını ayırdı. R.E.M. ve Nirvana’nın prodüktörü Scott Litt ile çalışmaya başlayan grup, Ekim ayında “Make Yourself” adlı 3. albümlerini yayınladı. Albüm, sound ve liriksel olarak grubun olgunluğunu yansıtırken, albümden çıkan single’lar “Pardon Me”, “Drive” ve “Stellar” Amerika Modern Rock listelerinde zirveye yerleşti. Özellikle “Drive”, listelerde 8 hafta boyunca 1 numarada kalarak grubun hayran kitlesini daha da genişletti. Albüm sonrası turneye çıkan grup, Buckethead ve Primus ile birlikte sahne aldı. “Pardon Me” parçasının akustik versiyonunun yayınlanmasının ardından, parçaya bir de video klip çeken ekip, Ağustos 2000’de “When Incubus Attack Volume 1” adlı EP’yi piyasaya sürdü. EP içerisinde “Crowded Elevator” adlı yeni bir parçaya da yer veren beşli, ayrıca EP’de “Stellar” ve “Make Yourself” parçalarının da akustik versiyonlarını bulundurdu. Aynı sene Mr. Bungle ve System Of A Down ile beraber turneye çıkan Incubus, “Stellar” parçasına çektikleri video klip ile MTV’nin yayınladığı Modern Rock Chart programında sık sık ekrana gelmeye başladı.
2000 yazında yeniden “The Ozzfest”e konuk olan Incubus, bir kez daha turneye çıkarak Deftones ile beraber sahne aldı. “Fungus Amongus” albümünü yeniden yayınlayan grup, senenin sonunda KROQ radyosunun düzenlediği “Almost Acoustic Christmas” konserine akustik olarak ve yanlarına orkestra alarak katıldı.
“Make Youself” albümü ile 2 kez platin plak kazanan Incubus, 2001 senesinde ilk kez Avusturalya ve Japonya’da sahne aldı. Aynı sene Malibu’da sessiz sakin bir stüdyoda yeni albüm kayıtlarına başlayan Incubus, Ağustos ayında çıkaracakları yeni albümden ilk single “Wish You Were Here”ı piyasaya sürdü. Amerika Modern Rock listelerinde 2 numaraya yerleşen single sonrasında, Ekim ayında “Morning View” adlı 4. albümünü çıkartan grup, bu albümle diğer albümlere kıyasla oldukça yumuşak bir sounda büründü. Amerika listelerinde 2 numara olan albüm, ilk haftada 400,000 kopya satarak gruba ilk defa böyle bir başarı yaşattı. Aynı sene içerisinde “When Incubus Attack Volume 2” adlı DVD’yi piyasaya süren ekip, bu DVD içerisinde grubun video klipleriyle birlikte konser görüntülerine yer verdi.
2002 senesinde “Morning View” albümünden “Warning” adlı single yayınlandı ve Amerika Modern Rock listelerinde 3 numara yerleşti. Aynı sene içerisinde “Mornig View Sessions” adlı DVD’yi piyasaya süren Incubus, bu DVD içerisinde New York’da gerçekleştirdikleri konserden görüntülere yer verdi. Sene sonunda basçı Alex Katunich ile yollarını ayıran grup, kadrosuna The Roots grubundan Ben Kenney’i ekledi.
2003 senesinin Ocak ayında “Almost Acoustic X-Mas” adlı konsere 11 kişilik orkestrayla katılan Incubus, aynı sene Jane’s Addiction, Queens Of The Stone Age, Jurassic 5 ve Audioslave ile birlikte ‘Lollapalooza’ festivalinde sahne aldı. Ekim ayında “Live At Lollapalooza 2003” adlı konser albümünü piyasaya süren grup, bu albümde hiç yayınlanmamış “Pistola” parçasını bulundurdu.
2004 Şubat ayında “A Crow Left Of The Murder” adlı 5. stüdyo albümü yayınlayan Incubus, bu albümde Pearl Jam, Soundgarden ve Rage Against The Machine ile birlikte çalışmış olan prodüktör Brendan O’Brian ile birlikte çalıştı. Albüm, Amerika listelerinde 2 numara olurken, albüm sound olarak diğer albümlerden farklı bir yapıdaydı. Fanlar bu değişikliği grubun her albümdeki değişikliği ifadesiyle belirtti ve albümden yayınlanan ilk single “Megalomaniac” Amerika Modern Rock listelerinde 6 hafta boyunca 1 numarada kaldı. Albüm, liriksel olarak politik konuları hatırlatırken, grup albüm sonrasında yeniden yola koyuldu ve Ben Kweller, The Walkmen, Hundred Reasons, The Music, Brand New ve Sparta gruplarıyla Dünya turnesine çıktı. Temmuz ayında “Alive At Red Rocks” adlı DVD’yi piyasaya süren Incubus, aynı sene “Live In Japan 2004”, “Live In Sweden 2004” ve “Live In Malaysia 2004” adlı üç tane konser albümünü hayranlarına ulaştırdı.
2005 senesinde yeniden Brendan O’Brian ile stüdyoya giren Incubus, kaydettiği dört parçayı 2005 filmi “Stealth”in soundtrack’inde kullandı. Sene sonunda Güney Amerika’ya giden grup, 2006 Kasım ayında “Light Grenades” adlı 6. albümünü piyasaya sürdü.
“Light Grenades” albümünden çıkan ilk single “Anna-Molly”, Amerika Modern Rock listelerinde 2 numaraya yerleşirken, grup üyeleri albüm için ‘sanki 13 şarkıyı 13 farklı grup kaydetti” yorumu yaptı.
Etiketler: incubus
W.A.S.P. 1982 yılında Blackie Lawless tarafından kuruldu. Daha 18 yaşındayken New York Dolls’ta Johnny Thunders’tan boşalan yere geldi. 6 ay bu grupta çaldıktan sonra arkadaşı bas gitarist Arthur Kane ile Los Angles ‘a taşınmaya karar verdi. Killer Kane grubunu kuran ikili, 33 ½ adlı bir de demo çıkardılar. Bu demodan sonra kurdukları grup dağıldı. Arthur, New York’a geri dönerken Blackie L.A.’de kaldı. 1977 senesinde, Blackie ve Randy Piper Sister isimli bir grup kurdu. 70′ler Sister ve Heavy Metal dünyası için kötü bir dönemdi. Hiçbir firmayla anlaşma imzalanamadı. Bu iki arkadaş birbirinden hiç kopmadı ve seneler 1982′yi gösterdiğinde grup kurmak için ortam hazırdı…
Chris ve Tony Richards da gruba dahil ettikten sonra bir süre de bas gitarist Don Costa ile beraber oldular. İlk performaslarını sergiledikleri yer Orange County’de bulunan “The Woodstock” adlı mekandı. 1983 ‘te demolar yayımlayan grup ; 1983 senesinde de demolara devam etti. ”Animal”, ”I Wanna Be Somebody” demoları yayımlandı. 1983 senesinin sonlarına doğru Iron Maiden menajeri Rod Smallwood, W.A.S.P’ı izlemeye gitti. Duyduğu müzikten ve izlediği grubun performanslarından oldukça etkilenen Smallwood hemen grupla görüşme ayarladı. 1984 senesiyle beraber Capitol Records ile oldukça sağlam bir kontrata imza atan grup, çıkış albümleri “W.A.S.P” in kayıtlarına başladı.
Ağustos ayında piyasaya çıkan “W.A.S.P” albümünün (ki albüm için ilk düşünülen isim ‘Winged Assassins” idi) ardından “I Wanna Be Somebody” adlı single Eylül’de raflardaki yerini almıştı. Grup Britanya turuna çıkmadan hemen önce, Tony Richards ayrılmaya karar verirken yerine Keel bateristi Steve Riley geldi.. Britanya turunun hemen ardından grup yeni single “School Daze”yi piyasaya çıkardı..1985 senesine gelindiğinde grup single ları arka arkaya çıkarmaya devam etti.”Cries In The Night” ,”L.O.V.E. Machine” ,”Sleeping In The Fire” ,”School Daze ”ve ” Live At The Lyceum, London ” (video) piyasaya verildi.Tabii ki bu arada boş durulmadı ve 2. albüm için çalışmalara başlandı.Albüm, Spensor Proffer direktörlüğünde Pasha Studios’ta kaydedildi. Albüm kaydının hemen ardından Kiss’in alt grubu olarak tura çıkan W.A.S.P, albümü Eylül’de piyasaya çıkardı..(Bu albümde çok sevilen bir şarkı…”Wildchild” bulunmaktadır.Aynı sene içinde ” Blind in Texas ‘’single ı da çıktı.
Seneler 1986 yı gösterdiğinde ”Wildchild ” piyasaya evrilmişti single olarak.Fakat grubun problemleri vardı.İlki grubun kurucu üyelerinde Randy Piper in gruptan ayrılmasıydı.Onun yerine Johnny Rod (King Kobra) gruba dahil oldu.Bu değşiklikle Blackie ritm gitar çalmak zorunda kaldı. Bu sırada grup, Amerikan senatörlerinin eşlerinin kurduğu ve amacı halkı rock müzikten uzak tutmak olan P.M.R.C adlı derneğe savaş açtı.. Buna karşı dernek ise Blackie’yi ruh hastası olarak nitelendirdi.Aynı sene içinde ”9-5 Nasty ” singlke ı da piyasaya çıktı.Ve yeni albüm kayıtları da bitmişti.3. albüm 1986 da ”Inside the Electric Circus ” ismiyle piyasaya verildi. İngiltere turu başlamadan önce grup BBC2 kanalında yayınlanan “Rock Around The Clock” programına konuk oldu.. Fakat bu programı yayımlamadılar.O zamanlarda W.A.S.P’ın konser verdiği her alanda bomba ihbarları oluyor, Blackie ölüm tehditleri altında hayatına devam ediyordu.. 1987 senesinde W.A.S.P, Donington’da yapılan “Monsters Of Rock” festivaline davet edildi. İlginçtir o dönemde headliner olarak sahnede Bon Jovi vardı.. Grup bu arada bir korku filmine, Ghoules 2, soundtrack yaptı.. Bu kaydın akabinde grup dördüncü albümü “Live.. In The Raw”ı kaydetti.. Bu sırada Music For Nations “Animal”ın bir de canlı kaydını piyasaya sürüyordu..
1987′nin devamında grup ”I Don’t Need No Doctor ” single ını piyasaya verdi.1988 e gelindiğinede ilk olarak ”face the attack demo ” demosunu piyasaya veren grup ”Videos in the Raw ” ve ”Mean Man ” i piyasaya verdi.Yılın sonlarına doğru L.A.deki Baby O Studios a kapanan grup yeni albüm için kollarını sıvamıştı bile.Kayıttan önce Steve Riley gruptan ayrıldı ve onun yerine Quiet Riot bateristi Frankie Banali kayıtlarda yardım etmek için gruba katıldı. eski Uriah Heep klavyecisi Ken Hensley’in düzenlemeleriyle albüm çok başarılıydı ve ses sistemi her zamankinden daha iyiydi. Albümün ismi “The Headless Children” dı. Bateristleri olmadığından gru bir türlü tura çıkamıyordu.Yardım çağrılarına gene Frankie yatişti.Zed Yago ile beraber çıktıkları turu Mayıs sonunda bitiren W.A.S.P, aynı ay içinde bir The Who coverı olan “The Real Me”yi piyasaya çıkardı..Bu sırada Chris Holmes un gruptan ayrıldığı dedikoduları çıktı.Ve bunun doğru olduğunu grup açıklamakta gecikmedi. Blackie yeni projesi, bir rock operası, “The Crimson Idol” üzerinde Chris olmadan çalışmaya başladığını açıkladı..Bu sırada 1989 da ”Forever Free ” single ını piyasaya verdi grup.
Seneler artık 1992 yi gösteriyordu.” Chainsaw Charlie ” single ının piyasaya verilmesinin ardından ”The Crimson Idol ” de raflardaki yerini aldı.Bu albümdeki tüm miksajlar ,şarkılar ve mastering Blackie ye aitti.Kayıt sırasında Frankie grubu bıraktı.Onun yerine Stret Howland geldi.Johnny Rod her ne kadar albümde çalmasada turlarda grubun yanında bulundu.Rod un yerine da gitarist Bob Kulluck geldi.Bu arada ”Hold On to My Heart ” , ”I am The One ” singleları piyasaya verildi.Ağustos ayında grup Doningtonn daydı.Headliner olarak Iron Maiden bulunuyordu… Tur kadrosu; Blackie, Johnny Rod, Stret Howland ve Doug Blair şeklindeydi..Seneler 1993 ü gösterdiğinde grup ”First Blood, Last Cuts ” isminde bir best of yayımladı.Bundan sonra Blackie bir açıklama yaptı.” Solo kariyerime başlama kararı aldım.” Ve grubun dağılacağını açıklayan bu sözler hayranlarını son derece üzdü.
Seneler 1995 i gösterdiğinde Castle Records ile bir anlaşma imzalandı.İlk olarak ”Black Forever/Goodbye America ” single ın piyasaya verilmesinden sonra W.A.S.P. adı altında “Still Not Black Enough” piyasadaydı.Bir de bu konu hakkında Blackie şöyle bir açıklama yapıyor….” W.A.S.P. ismini kullanmayacaktık ama çıkan şarkılar tam bir W.A.S.P. tarzında olunca tekrar bu ismi kullanmaya karar verdik.”
Seneler 1997 yi gösterdiğinde ” Kill Kill Die ” single ı piayasaya verildi.Aynı sene içinde ” Kill Fuck Die” albümü raflardaydı.Chris Holmes bu albümde gruba yeniden katılırken, Mike Duda da bas gitarist olarak yerini alıyordu.. Grubun turlarındaki sahne şovları inanılmaz tepki topladı; tecavüz edilen rahibe, canlı bir domuzu doğramak..(adamlar gerçekten ruh hastası…) W.A.S.P, CMC International ile yeni bir anlaşma imzalarken Blackie de Capitol Records’a açtığı davayı kazanıyor ve “W.A.S.P” albümünün tüm kontrolünü eline alıyordu..1998 de ise yeni albüm Double Live Assasins” piyasadaydı.Albüm 1997 yılında çıktıkları dünya turundan oluşuyordu.Bu sıralarda Iron Maiden ile bir tura çıkılacaktı fakat organizasyon problemleri yüzünden herşey iptal oldu.
Seneler artık 1999 u gösteriyordu.Yeni albümün isminin ”Helldorado” olduğu belirlenmişti bile.Haziran ayında başarılı bir tura çıkan grup Blackie nin sakatlığı yüzünden Amerika turunu ertelemek zorunda kaldı.2000 yılında bu turda gerçekleştirildi.Mart ayında ise “The Best of The Best” albümü piyasaya çıktı.. 22 Nisan 2000’de grup, Los Angeles’taki Key Club’ta bir konser verdi ve bu konser internet üzerinden canlı yayınlanarak dünyanın dört bir yanındaki W.A.S.P hayranlarını buluşturdu.. Bu müthiş olay grup tarihindeki en önemli kilometre taşlarından biriydi.. 200 yılının Mayıs ayında ise grup T.J.Mashal derneğinin yararına bir yardım gösterisi düzenledi. W.A.S.P’ın yanı sıra sahneye Great White ve Megadeath gibi gruplar da çıktı..Ayrıca şovdan bir parça da bir film için ayrıca kaydedildi.. Aynı senenin sonbahar aylarında ise, internetten yayınlanan, Kay Club performansının canlı kaydı olan “The Sting” piyasaya çıktı..
2001 senesine gelindiğinde kadro vokalde Blackie Lawless,gitar da Chris Holmes / Roy Z. ,basta Mike Duda ,davulda Franki Banali / Stet Howland bulunuyordu ve yeni albüm ”Unholy Terror ” Metal-Is etiketiyle piyasadaysı.Bu albümün tüm prodüktörlüğünü Blackie üstlenmişti. “Bu albüm; sosyal, dini ve politik iki yüzlülüklerle hesaplaşıyor. Kökten dinci Hıristiyanların olduğu bir ortamda büyüdüm ve bir çok hayata tanık oldum, o yüzden dünyayı başka gözlerle görebiliyorum” diyor Blackie, albüm için..Albüm bir çok basın yayım organı tarafından desteklendi.Blackie Lawless, Frankie Banali ve Mike Duda’dan oluşan gruba Darrell Roberts’in (Unholy Terror Amerika Turunda gruba katılmıştı) de katılımıyla meydana gelen kadro, “Dying For The World” için Blackie’nin Los Angeles’taki stüdyolarına kapandı.. Albüm, Körfez Savaşındaki Amerikan askerlerinin mektupları üzerine inşa edilmişti..Blackie’nin açıklamalarına göre; “Bizi bu albümü hazırlamaya iten şey, Körfez Savaşındaki zırhlı birliklerde savaşan Amerikan askerlerinin bize yolladığı mektuplardı.. Savaşırken “Fuck Like A Beast” ve “Wild Child” dinleyen askerlere yeni bir şeyler sunmalıydık.. Açıkçası, öldürmeye gidenler için bir albüm yaptık..” Albüm çok sağlam bir gazla çıkmıştı.Grup hiç yerinde durmuyordu.Seneler artık 2004 ü gösteriyordu.Nisan ayında ilk olarak ”The Neon God: Part One - The Rise ” piayasaya verildi.Kasım ayında ise ”The Neon God: Part Two - The Demise ” piayasaya verildi.Bu albümlerin ikiside konseptti.Ve albümler hayranlarını memnun edecek güzellikteydi. Ardından gelen 3 yıllık sessizliği de 2007′de çıkardıkları ”Dominator” albümüyle bozdular.
Tür-Heavy Metal
Ülke-Amerika
Elemanlar…:
Vokal/Gitar: Blackie Lawless
Bas Gitar: Mike Duda
Bateri: Stet Howland
Gitar: Darrell Roberts
Albümler…:
1984 - W.A.S.P
1985 - The Last Command
1986 - Inside The Electric Circus
1987 - Live In The Raw
1989 - The Headless Children
1992 - The Crimson Idol
1993 - First Blood…Last Cuts
1995 - Still Not Black Enough
1997 - Fuck, Kill, Die
1998 - Double Live Assassins
1999 - Helldorado
2000 - Best Of The Best
2000 - The Sting
2001 - Unholy Terror
2002 - Dying For The World
2004 - The Neon God - Part One: The Rise
2004 - Neon God (Part 2: The Demise)
2007 - Dominator
Etiketler: wasp
Hard rock yapan, enerjik ve eglenceli grup Nickelback 1996`da Hanna Alberta`da Chad Kroeger ( vocal& gitar ), Mike Kroeger ( bass ), Ryan Peaker ( gitar ) ve Mitch Gandau ( drums )`nun bir araya gelmesiyle kuruldu.
Çalismalarina Vancouver`da devam eden Nickelback`in, Subat 1996`da 7 sarkidan olusan “Hesher” EP CDleri ile Kanada`nin en iyi 100 albümü listesinde yer alirken, ayni yilin Aralik ayinda piyasaya çikardiklari”Hesher” in tamamlanmis hali olma özelligini tasiyan ve ilk çiktigi andan itibaren 50 radyonun play listine eklenen, hem top 20 listelerine girebilen hem de Pacific Music Industry Awards`ta yilin albümü ( Independent Distribution ) ödülünü alan “Curb” le birçok rockseverin ilgisini çekmeyi basardi.
Kanda müzik piyasasinda istedikleri yere ulasan Nickelback, daha sonra Amerikan müzik piyasasina yöneldi ve 2000 yilinin Mart ayinda Road Runner Records`un da yardimiyla “The State” albümünü Amerikan Rock Müzik piyasasina sürdü. Bu mükemmel albümle Creed, Sevendust, Finger Eleven, 3 Doors Down gibi isimlerin yaninda yer almayi basaran Nickelback, rock dünyasinda büyük ilgi gördü. Basarili performansiyla genis hayran kitlesine sahip oldu ve 2000 yilinda Best New Artist ve Best Indy Modern Rock Album of 2000 dallarindaki ödüllerin de sahibi oldu. Ayrica “The State” albümünde yer alan “Breath” ve “Leader of Men” gibi sarkilariyla Mainstream Rock kategorisinde top 10 listelerinde yer aldilar.
Albüm için yapilan “fantastik” yorumu gitarist Ryan Peake`i göklere çikarirken, “The State”albümü için turnelerine devam eden Nickelback, Creed, 3 Doors Down, Fuel, Mathew Good, Stabbing Westward, The Headstones, Noise Theraphy, Twisted Sister gibi birçok isimle 200`e yakin sahne sovu yapti.
Nickelback`in hizla genisleyen bir hayran kitlesi oldugunu konser bileti satislarindan anlamak çok kolaydi; ilk konserlerinde sadece 2 bilet satilirken, birkaç ay sonraki 2. konserlerinde 3100 bilet satildi.
Birçok ödülün sahibi olan grup, 11 Eylül 2001`de “Silver Side Up” albümünü piyasaya çikardi ve albümde yer alan “How You Remind Me” sarkisiyla modern rock hayranlari tarafindan birçok ülkede 1 numaraya aday gösterildi.
Nickelback, “Silver Side Up” stüdyo asamasindayken tecrübeli rock yapimcilarindan Rick Parasher ( Pearl Jam, Temple Of the Dog ) `la Vancouver`in en iyi stüdyolarindan olan Green House`da çalismis ve albüm The Harmony `de mixlenmek üzere Randy Staub ( Metallica,U2 )`a teslim edilmis.
Nickelback`in albümlerindeki sarkilar sadece melodileriyle degil, sarki sözleriyle de ilgi çekiyor. Örnegin, “How You Remind Me” de yer alan “Never made it as a wise man I couldn`t cut it as a poor man stealing Tired of living like a blind man I`m sick inside without a sense of feeling” Sözlerini, evlendigi insanin tüm hatalarini yüzüne vurmaya baslamasi üzerine yazdigini söylüyor Chad Kroeger.
Ayrica “Silver Side Up” albümünde Chad` in sarki sözlerinin kisisellikten ve içe bakistan uzak oldugu fark ediliyor. Ve Chad olaylari bulanik ve mecazli anlattiginda daha gizemli oldugunu düsünüyor, “Silver Side Up” albümünde birçok sirrini açikladigini hatta “Too Bad” sarkisinda yer alan “It`s too bad, there`s no time to rewind, let`s walk, let`s talk.” Chad Kroger sözlerini, büyürken yaninda olmadigi için her zaman eksikligini hissettigi babasina ithaf ettigini söylüyor ve bu sarkiyi söylerken hep o yillar dönüp, kontrolü disinda gerçeklesen olaylari düzeltmek istedigini de ekliyor.
Bunun gibi diger bir örnek de “Never Again” sarkisi… “He`s drunk again, it`s time to fight She must have done something wrong tonight The living room becomes a boxing ring It`s time to run when you see him” Dagilmasina sahit olduklari ailelerden bahseden sarki melodik olarak da gerçekten mükemmel.
Avusturya, Belçika, Isviçre, Isveç, Danimarka, Almanya, Amerika ve Kanada`da top 10 albümler arasinda yer alan “Silver Side Up”, Guns N`Roses “Appetite for Destruction” albümü kadar basarili bulunuyor ve her iki albümdeki tüm sarkilarin single olabilecek kapasiteye sahip oldugu düsünülüyor.
Etiketler: nickelback
Amorphis / Biyografi
Amorphis ismini “belirli bir şekli olmayan” anlamına gelen Aamorphous’tan alıyor. Finlandiya’nın en yaratıcı, en çok takdir gören grubudur ve 13 yıldır çok başarılı işlere imza atmışlardır.Şarkılarını ‘70′lerin progressive rock gruplarının daha modern hali gibi sunuşları var.Amorphis şarkılarında harita edilmemiş şehirlere uçmaktan ve geçmişe dönmekten korkmuyor.Grup her zaman günün trendinden uzak durmuş, ve heryerde bulunan cinsten, yani aynı gitar ritmlerini aynı vokali kullanan gruplardan, kısacası taklitçilerden uzak durup nadir bulunur bir grup olduğunu her zaman belli etmiştir. Grup, gitarist Esa Holopainen ve davulcu Jan Rechberger ikilisi tarafından kuruldu. İkili çok kısa bir sürede vokalist/gitarist Tomi Koivusaari ve basist Olli-Pekka Laine’yi gruba dahil etti, ve Amorphis ilk ve tek demosu olan “Disment Of Soul”u 1991 yılının ortalarında kaydetti.Bu demo daha tazeliğini korurken grup Relapse Records ile multi-album anlaşması yaptı ve çok kısa bir zamanda 6 şarkı için kayıtlara girdi, ve 7″ ep’si piyasaya sürüldü.
Amorphis adeta merdivenleri tek tek çıkarak işini sağlam yapıyordu.Bu iki çalışmanın ardından (demo ve 7″) ilk albümleri The Karelian Isthmus’u kaydedip bizlere sundular. The Karelian Ishtmus” eski bir Fin savaş alanının ismiydi. Görkemli ve dokunaklı atmosferik death metal ve doom riflerinin bütünleşmesiyle, ıstırap ve acı kusan bir vokal ve başka dünyalardan gelmiş klavyenin tınıları ve grupça maceraperest bir ruh Amorphis’in tanımı olarak sizlere sunulabilir.
Grup yeni albüm kayıtlarına başlamadan önce Relapse Records grubun demo’sunu Privilege Of Evil ismi altında tekrar piyasaya sunma kararı aldı (1993)
1994′te Amorphis büyük bir cesaretle, tarzına etnik Fin müzikal öğelerini de katmaya başladı ve müzik yapısını oldukça zenginleştirdi.Grup bir defa daha Sunlight Stüdyolarına girdi ve 1994′ün başyapıtlarından biri olan Tales From The Thousand Lakes’i bizlerle paylaştı. “Ulusal Fin Şiir Kitabı”ından anonim şiirler kullanmaya başlayan grup, heavy metal, doom, death ve 70′lerin progressive’ini bir potada eriterek eşsiz işler yapmaya başladı.
Amorphis birkaç defa Avrupa Kıtası’nı turladı ve 94′ün sonlarında ömürlerinde ilk defa Amerika Kıta’sının sahillerine doğru uzandılar. Klavyecinin sorumsuzlukları yüzünden grup eleman değişikliği yaşamak zorunda kaldı ve Kim Rantala gruba yeni klavyeci olarak dahil edildi.1995′te Black Winter Day Ep’sinin dağıtıma geçilmesiyle grup yeni albüm öncesi kısa bir dinlenme dönemine girdi.
1996′da grup umulanın da ötesinde bir çalışmaya imza atıp Elegy albümünü çıkardı. Albümdeki 11 şarkıda çok farklı gitar tonları kullanıldı. Bunun yanı sıra gruba yeni katılan clean vokalist Pasi Koskinen de dikkati çekti.Aynı zamanda yeni davulcu Pekka Kasari’nin performansı etkileyici olup, grubu da 6 kişiye tamamlamış oldu. Gösterişli albüm kapağında eski Fin sembolleri birleşimi kullanıldı. Elegy albümünde yine Fin edebiyatından lirikler kullanıldı ya da ilham alındı. The Kanteletar, 700 şiirden ve baladtan oluşan ve Fin geleneklerini tamamen yansıtan bir kitaptı.Şiirleri ağızdan ağıza nesillerce aktarılmıştı.Bazı şiirlerin binlerce yıllık olduğu rivayeti de dilden dile dolaşıyor. The Kanteletar, günlük olayları ele alıyor. Fin insanının filozofikal ve dinsel inançlarını…
1997′nin tamamı geneli Almanya ve Finlandiya’yı içeren turnelerle geçti.Ardından hemen hemen bir sene boyunca Amorphis sessizliğe gömüldü. 1998′in ikinci yarısında grup yeni albüm için yeni prodüktörleri Simon Effemy ile beraber stüdyoya gireceğini duyurdu. Klavyeci Kim Rantal’ın gruptan ayrılma kararının ardından stüdyo çalışmaları öncesi gruba yeni bir klavyeci dahil oldu. Yeni klavyeci Santeri Kallio daha önceleri bir başka Finli grup Kyyria’da çalıyordu. Yeni albümün ismi Tuonela’ydı; Tuonela mitolojide, ölülerin krallığı anlamına geliyor.Yeni albüm bir önceki çalışma olan Elegy’le örtüşen bir çalışmaydı ve Mart ‘99′da piyasaya sürüldü.
2001 yılında Am Universum albümünü çıkaran grup, Finlandiya’nın tüm müzik türleri arasında yapılan sıralamada, 4.’lüğe kadar yükseldi. Ayrıca bu albümden çıkan singleları Alone, ülkeyi tanıtan en iyi şarkı seçildi.Ayrıca Am Universum albümü ardından Amorhpis, Opeth ile Amerika kıtasını turladı.Bundan sonraki zamanda grup bazı Fin filmlerine soundtrack yaptı.
2003 senesinde grup EMI Records ile anlaştı.Bu anlaşmanın ilk meyvesi, yeni albüm Far From The Sun’dan ilk single Day Of Your Beliefs olacaktı. Vokalist Pasi Koskinen’in grupla son canlı performansı 21 Ağustos’ta Kontu Rock Fesival’de oldu.
2005′in ocak ayında gruba eski Evergreen vokalisti Tomi Joutsen katıldı. Son olarak grup kısa bir süre önce, 20.Nisan.2005′te daha önceleri çalıştığı müzik şirketi Nuclear Blast ile tekrar anlaştı.
Etiketler: amorphis
Led Zeppelin
Kuruluş Yeri: İngiltere
Müzikal Tür: Heavy Metal
Hard Rock
Blues Rock
Folk Rock
Aktif Olduğu Yıllar 1968 - 1980
Önemli Albümler 1969 Led Zeppelin
1969 Led Zeppelin II
1970 Led Zeppelin III
1971 Led Zeppelin IV
1973 Houses of the Holy
1975 Physical Graffity
1976 Presence
1979 In Through the Out Door
1982 Coda
Grup Üyeleri Robert Plant
Jimmy Page
John Bonham
John Paul Jones
Eski Üyeler Yok
Resmi Web Sitesi Led Zeppelin Resmi Web Sitesi
Kaynak
Led Zeppelin İngiliz Rock grubudur ve BBC tarafından “Rock çağının en etkili gruplarından birisi”[1] olarak adlandırılmıştır. Led Zeppelin, gitarda Jimmy Page, davulda John Bonham, bas gitarda John Paul Jones ve solist olarak da Robert Plant tarafından dört kişilik bir grup olarak kurulmuştur.
1968 yılında kurulan grup daha çok Hard Rock ve Heavy Metal müzik tarzlarının öncüleri olarak tanınsalar da yaptıkları müzikle Blues, Rockabilly, Soul, Funk, Kelt, Hint, Arap ve hatta Latin müzik de dahil olmak üzere birçok farklı popüler müzik türünü aynı potada erittiler. Popüler ve kolay erişilebilir kalmakla beraber istikrarlı bir şekilde yenilikçi olunabileceğini de kanıtlamışlardır. 1980 yılında John Bonham’ın ölümüyle dağılan grup hâlâ Rock müzik tarihindeki etkileri nedeniyle saygı görmeye devam etmektedir.
Grup, bu güne kadar 109,5 milyonu Amerika’da olmak üzere dünya genelinde toplam 300 milyon albüm satışına ulaşmıştır (Amerika’da satış sıralamasında The Beatles ve Elvis Presley’in ardından üçüncü sıradadır).
“Stairway to Heaven”ın yanı sıra en popüler parçalarından bazıları: “Rock and Roll”, “Black Dog”, “Heartbreaker”, “Living Loving Maid”, “Immigrant Song”, “Kashmir”, “Dazed and Confused”, “Misty Mountain Hop”, “Whole Lotta Love”, “Communication Breakdown”, “Achilles Last Stand”, “Fool in the Rain”, “Moby Dick”, “When the Levee Breaks”, “No Quarter”, “Good Times, Bad Times” ve “The Song Remains The Same”
Led Zeppelin’in adı bulunmayan dördüncü albümünün kapağında grup elemanlarının imza olarak kullandığı dört mistik şekil bulunmaktadır: John Bonham birbirine bağlı üç çemberden oluşan şekli; John Paul Jones özgüven ve ustalığı tasvir eden Kelt şeklini; Robert Plant Mu uygarlığının bir şeklini; ve Jimmy Page de “Zoso” olarak söylenen gizemli şekli. Sözleri İngiliz mistik edebiyatının ünlü kadın yazarlarından Lewis Spence’in “The Magic Arts in Celtic Brain” adlı kitabından etkilenen Robert Plant tarafından yazılan ve elinde mistik güçleri bulunan doğaüstü bir kadının ruhsal arayışlarını içeren ve tüm zamanların en büyük rock şarkılarından biri olarak nitelenen “Stairway to Heaven” şarkısı bu albümde yer almaktadır.